Yeni Yol Grup toplantısı

Yeni Yol Grup toplantısı
Saadet Partisi Genel Başkan Mahmut Arkan, "28 Şubat’la hesaplaşmak, ABD ile stratejik ortaklık yapmakla değil, D-8’lere sahip çıkmakla olur. 28 Şubat’la hesaplaşmak, eldeki milli varlıkları haraç mezar satmakla değil, tıpkı Erbakan hocamız gibi Anadolu’yu fabrikalarla donatmakla olur. 400 bin atanamayan öğretmeni atamakla olur. Çiftçiyi, işçiyi, memuru, esnafı desteklemekle olur" dedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de düzenlenen Yeni Yol Grup toplantısında konuştu. 28 Şubat ile topyekün bir milletin hayallerinin çalındığını belirten Arıkan, "28 Şubat’ın arkadaşlar iki tane ana sebebi var. Biri rantiyecilere giden hortumun kesilerek milletin hakkının millete aktarılması, yani denk bütçe yapılması, diğeri ise D-8’lerin kurulması. Birinci gerekçe içerideki işbirlikçileri, rantiyecileri rahatsız etti. İkinci gerekçe ise emperyalistleri, dışarıdaki güçleri rahatsız etti. O yüzden biz diyoruz ki; biz Erbakan’ın yolundan gidiyoruz. ’28 Şubat’la hesaplaşıyoruz’ diyerek kimse kimseyi kandırmasın. 28 Şubat’la hesaplaşmak bankalardan bir gecede 50 milyar doları hortumlayanların yakasına yapışmakla olur. 28 Şubat’la hesaplaşmak bir yılda faize trilyonlar ödemekle değil, tıpkı Erbakan hocamız gibi denk bütçe yapmakla olur. 28 Şubat’la hesaplaşmak ABD ile stratejik ortaklık yapmakla değil, D-8’lere sahip çıkmakla olur. 28 Şubat’la hesaplaşmak eldeki milli varlıkları haraç mezar satmakla değil, tıpkı Erbakan hocamız gibi Anadolu’yu fabrikalarla donatmakla olur. 400 bin atanamayan öğretmeni atamakla olur. Çiftçiyi, işçiyi, memuru, esnafı desteklemekle olur. Emekliyi, asgari ücretliyi, taşeron işçiyi açlığa mahkum etmekle değil, milletin hakkını millete vermekle olur. 23 yılın sonunda iktidar maalesef bu saydıklarımın tam zıttını yaptı" dedi. Arıkan, Türkiye’nin sorunlarına karşı kalıcı tedbirler alması gerektiğini söyleyerek, "Karşı karşıya bulunduğumuz tehlike ve tehditleri idrak edip, bunları çözebilecek önerileri ortaya koyma mecburiyetimiz var. Aksi takdirde AK Parti yönetimine kimin gelip gittiğinin, AK Parti’ye kimlerin transfer edilip edilmediğinin, yeni kabinede kimin bakan olup olmayacağının hiçbir anlamı yoktur. Bu değişiklikler sadece AK Parti’de makam mevki bekleyenleri heyecanlandırmaktadır. Eğer Sayın Erdoğan Türkiye’yi gerçekten yeni bir anlayış, yeni bir ufukla yönetmek istiyorsa şu tavsiyelerimize kulak vermelidir. Siyaset dilinde çatışma ve gerilim değil, sağduyu ve diyalog esas alınmalıdır. İç politikada öfkeyle değil, merhamet ve adaletle hareket edilmelidir. İsraf ve yolsuzluk mutlaka önlenmelidir. Beytü’l-mal’e sahip çıkılmalı, fakir fukaranın hakkı korunmalıdır. Şeffaf, şaibesiz, dürüst bir yönetim anlayışı ortaya konulmalıdır. Ekonomide milli, güçlü, süratli ve yaygın kalkınma için seferberlik başlatılmalıdır. Tüketen değil, üreten ekonomi için gerekli alt yapıda yatırımlara hızlı bir şekilde öncelik verilmelidir" ifadelerini kullandı.