Bakan Tekin: "28 Şubat amaç bu milletin tarihiyle, kökleriyle, geçmişiyle, bağını koparmaktı"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "28 Şubat ile yapılmak istenen şey bu milleti tarihiyle, kökleriyle, geçmişiyle, bağını koparmaktı. Bu bizim gibi binlerce yıllık devlet geleneğine sahip olan bir millet için gerçekten çok zor ve çok üzüntü verici bir durum" dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Hayrat Vakfı’nın katkılarıyla düzenlenen "Kültürel Mirasın İzninde" projesi final programı, İstanbul Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hayrat Vakfı temsilcileri, çok sayıda öğrenci ve vatandaş katıldı. Farklı şehirlerden gelen 10 öğrencinin Osmanlıca konulu bilgi yarışmasında kıyasıya mücadelesiyle son bulan program, katılımcıların büyük ilgisini gördü. Yarışmanın ardından dereceye giren öğrencilere Bakan Tekin tarafından hediyeleri takdim edilirken, vakıf temsilcileri de Tekin’e Kur’an ayetlerinin yazılı olduğu hat hediye etti.
Yıl dönümü olan 28 Şubat sürecine vurgu yaparak, darbe ile tarihi geçmiş ve kültüre darbe vurulmak istenildiğini belirten Tekin, "Bu salondaki genç arkadaşlarımızın büyük çoğunluğunun belki henüz doğmadığı, annelerinin ve babaları eğer anlattılar ise onların dilinden duyduğu 28 Şubat zulmünün, adına post modern darbe diyerek biraz yumuşattığımız, 28 Şubat darbesinin yıl dönümü. 28 Şubat darbesiyle de bugün burada yaptığımız etkinliğin çok önemli bir ilişkisi var. Ben iki noktadan bağ kurmak istiyorum. Bunlardan bir tanesi 28 Şubat 1997 günü dönemin milli güvenlik kurulunun halkın seçimiyle iktidara gelmiş, başbakan olmuş hükümete bir muhtıra, bir belge yayınladı" dedi.
Söz konusu belgede "Siz bunları yapamıyorsunuz, bunları bunları yapmanız gerekiyor, dolayısıyla yapmazsanız sizi biz görevden alacağız" denildiğini belirten Bakan Tekin, 28 Şubat posmodern darbenin asıl amacının milleti köklerinden koparmak olduğunu kaydetti. Bakan Tekin, "Öğrenci arkadaşlarımızın anlayacağı ifadelerle ifade ediyorum, anlatmaya çalışıyorum. O kararların içerisinden üç tanesi doğrudan milli eğitimle alakalıydı. O üç taneden iki tanesi de bugün burada yaptığımız etkinlikle çok yakından alakalı. Bunlardan bir tanesi şu; okullarının, ortaokul kısımlarının kapatılması ve 8 yıl kesintisiz, zorunlu eğitimin getirilmesi kararıdır. Bu karar, imam hatip okullarının köküne kibrit suyu dökecek kadar tehlikeli bir karar. Nitekim 2002-2003 eğitim öğretim yılında imam hatip okullarının toplam öğrenci içerisindeki oranı yüzde 11, yüzde 12’den, yüzde 1’e düştü. Dolayısıyla bu açıdan çok önemli. Çatısı altında bulunduğumuz bu okul ve bu okulların geleneği açısından çok önemli. Yine üçüncü bir karar var. Üçüncü karar da hani ben meclis çatısı altında ‘Siz tarikat diyorsunuz, ben STK diyorum’ diye tartıştığımız konu var ya, onunla ilgili. Bahsettiğim üçüncü karar da bu tür İslami yapılara ait, İslami kurumlara ait bütün yapıların kamulaştırılması ya da bir şekilde kapatılması yönündeydi. 28 Şubat kararlarının içerisinde bu üç karar bizimle çok alakalı. Bu üç kararın ortak öznesi de şu; Bütün bu yapılanmaların önüne geçmek, geçilmesi gerektiğine dair hükümete yönelik bir uyarıydı. Bugün o 28 Şubat’ın yıl dönümü. İkinci bağlantı noktası da şu, 28 Şubat ve benzeri süreçler bu ülkeyi, bu toplumu, bu toplumun mensubu olan insanları geçmişinden kopartacak, tepeden inmeci bir mantıkla onları tırnak içinde modernleştirecek. 28 Şubat ile yapılmak istenen şey bu milleti tarihiyle, kökleriyle, geçmişiyle, bağını koparmaktı. Bu bizim gibi binlerce yıllık devlet geleneğine sahip olan bir millet için gerçekten çok zor ve çok üzüntü verici bir durum. Biz ilk Türk İslam devletlerinden itibaren bugüne kadar bütün devletlerimizle, Türkiye Cumhuriyeti de dahil hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Yorumlar (0)
Bu haberi okuyanlar bunları da okudu.